eleştirel düşünme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eleştirel düşünme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2021 Salı

H. C. Andersen'in Deniz Kızı Masalı


Eventyr, Danca 
Denizkızı kuyruğunu kaybediyor

İlkokuldayken Andersen'in Kibritçi Kızı'nı okumuştum. Masal bittikten sonra, uzun müddet kitabın sayfalarına boş boş bakmış sonunda anlamadığıma karar verip baştan sona bir daha okumuştum. Sonuç değişmemişti. Daha ilk seferde de gayet iyi anlamışım. Masallarla büyümüş olan benim için bu bir şoktu. Aynı şoku yıllar sonra ki hayli büyüktüm, Andersen'in Deniz Kızı'nı okuyunca da yaşadım. 

Masallarla kendimi bildim bileli ilgilenirim. Nitekim bu blogda yine Andersen'den Kurşun Asker masalına da bir süre önce yer vermiştim. Amacım onunla ilgili bir yazı yazmak ve etkinlikler hazırlamak...

Geçen gün bir arkadaşım, öğrencileriyle (lise) bir proje gerçekleştirmek istediğini söyledi. Öğrenciler, masalları  toplumsal cinsiyet bağlamında inceleyip, cinsiyetçi ögelerden arındırarak yeniden yazacaklarmış. Ben de arkadaşıma Küçük Denizkızı’nı önerdim. Bu masal, baştan beri kadın kimliği açısında sorunlu gelir bana ama öyle midir gerçekten?  Tartışılacak çok konu var o metinde. 

Masal, yazılı olarak elimde vardı ama dijitali olsa daha rahat paylaşılır ve çalışılırdı malum artık her şey çevrimiçi kullanılıyor. İnternette masalı aramaya başladım ve gördüm ki var olanların hiçbiri Andersen’in orijinal masalı değil. Çoğu Dizney filminin özetiydi. Veya kimin yaptığı belli olmayan, değiştirilmiş, kuşa döndürülmüş, mutlu sonla biten bayat versiyonlardı. Bilmeyenlerin bunları Andersen’in orijinal masalı zannetmesi gayet olası.

Andersen’in masalları yazarı belli olan masallardır. Hatta onlara fantastik öyküler olarak da bakılabilir. Ama biçimi ve dili tartışmasız masal formunda olduğu için de onlar elbette bir masaldır. Bugün anonim olarak bilinen masallar da birileri tarafından üretilmişti zamanında. Yazıya geçirildikten sonra bu anonim masallar sabitlenmiş, kültürel miras hanesine ait bir “varlık” olarak korunmuş, birçok versiyonu ile birlikte bugüne kadar yaşamışlardır.

Bir eserin yazarı belliyse ve onun üzerinde önemli değişiklikler yapılıyorsa bu yeni versiyonun; orijinalinden farklı olduğu, kim tarafından, ne zaman, nerede üretildiği basılı metnin giriş kısmına açık ve seçik olarak yazılmış olmalıdır. Hem etik, hem hukuki (telif hakkı devam ediyorsa) hem de ortak kültürel mirasımıza sahip çıkmak açısından bunu yapmak şarttır.

Sonra güç bela bir yerlerden bir metin buldum İngilizcesi ile karşılaştırdım (orijinali Danca) bir iki nokta hariç (“Tanrı Krallığı” sansür yemiş mesela) orijinale en yakın versiyon buydu. Redaksiyon yaparak aşağıya aldığım masal budur. İngilizcesini de isteyen karşılaştırsın diye Türkçe masalın altına ilave ettim. En sonunda ise Andersen hakkında 1953 yılında yazılmış bir kısa tanıtım yazısı var. Resimleri Küçük Denizkızı masallarından aldım, resimlerin altına nereden aldıklarımı yazdım. DK

3 Haziran 2018 Pazar

Beyaz Adam Ne Yaptı?

Ray Bradbury


Gün Geldi Devran Döndü
Haberleri duyduklarında restoranlardan, kafelerden, otellerden çıkıp gökyüzüne baktılar. Kara ellerini yukarı bakan beyaz gözlerine siper ettiler. Ağızları açık bakıyorlardı. Sıcak öğle vakti gölgeleri yere vuran zencilerin gökyüzüne baktığı kasabalar binlerce kilometre boyunca uzanıyordu.
Mutfağındaki Hattie Johnson kaynayan çorbanın üzerini kapadı, ince parmaklarını bir beze sildi ve evin arka tarafındaki sundurmaya doğru dikkatlice yürüdü.
“Anne, gel! Hey, anne, gelsene, kaçıracaksın!”
“Hey, anne!”
Üç küçük zenci oğlan tozla kaplı bahçede dans edip bağırıyordu. Ara sıra eve sabırsızca bakıyorlardı.
“Geliyorum,” dedi Hattie ve tel kapıyı açtı.
“Bu söylentiyi de nereden duydunuz?”
“Jones’un mekânında, anne. Bir roket geliyormuş, yirmi yıldan beri gelen ilk roketmiş ve bir beyaz adam taşıyormuş!”
“Beyaz adam da nedir? Hiç görmedim.”